Translate

21 Aralık 2014 Pazar

KİNOA VE FAYDALARI...

     
     Güney Amerika başta olmak üzere ABD ve Avrupa ülkelerinde yaygın olarak tüketilen ancak ülkemizde henüz çok kişi tarafından bilinmeyen kinoa vücut için gerekli tüm amino asitleri içermektedir. “Kinoa nedir” sorusuna verilecek en kısa yanıt “bir tahıl türüdür” olacaktır. Dünya çapında gün geçtikçe popülerleşmesinin ana nedeni ise “besin değerinin” oldukça yüksek olmasıdır. Pirinç veya arpa gibi pişirilebilir. 

And Dağları’nın tahılı kinoa Anadolu iklimine uygun alternatif bir ürün. Dört yıldır ithal edilip lüks restoran mönülerinde yer alıyor.
Girişimci bir çiftçi Adana’da üretmeye başladı. Tarlada kilosu 10 TL. Dekarda 5 bin TL kazanç bırakıyor.
Kinoanın Türkiye’ye ilk ithalatı dört yıl önce yapılmış. Ambalajlı ürün olarak market raflarında da yerini almaya başladı. Ayrica markalı restoran zincirleri ile beş yıldızlı otellerin dünya mutfaklarında kinoalı yemekler hazırlanıyor. Yüksek miktarda protein ve temel aminoasitlerin (protein yapıtaşı) tamamını içeren tek bitkisel gıda olan kinoanm baskın bir tadı olmadığı için birçok farklı tatlı ve tuzlu yemek yapımına uygunluk gösteriyor. Pişirilmesi oldukça kolay ve pek çok farklı şekilde tüketilebiliyor. Amerika’da un formu bisküvi ve kek karışımlarında kullanılıyor. Kısacası buğdayın kullanıldığı bir çok alan kinoa için de uygun. Ürünü en çok protein yapısı nedeniyle vejetaryenler ve sağlıklı beslenmeye dikkat edenler tercih ediyor.
Kinoanın gübre ve su problemi yok. En yüksek verimi rakımı bin ile 4 bin metre arasındaki yaylalık kıraç arazilerde veriyor. Dağ yamaçlarında ve ovalarda verim değişmiyor. Bu bitki her türlü toprağa uyum sağlamasıyla ünlü. Kinoa makineli tarıma son derece uygun. “Kırmızı süpürgeotu” görünümündeki kinoanın bulgur tanesi büyüklüğünde olan ve opak boncuk tanelerini andıran tohumları ya doğrudan ya da öğütülerek kullanılıyor.


Tam Protein: Kinoa tohumları tam protein kategorisindedir. Yani vücudun ihtiyaç duyduğu tüm amino asitleri içerir. Tam protein içeren bitkiler oldukça nadirdir ve bu özelliği ile vejetaryenler arasında oldukça popülerdir. Kinoa, kolesterolü yüksek ve yağ içeren hayvansal protein kaynaklarına göre daha sağlıklı bir protein kaynağı olarak görülebilir.
Glüten: Kinoa glüten içermez. Bu nedenle Çölyak hastaları ve glütensiz diyet uygulayanlar için önerilir. Kinoa ile glütensiz ekmekler, çörekler hazırlayabilirsiniz. Kinoa gevrekleri yulaf gevreğine alternatif olarak tüketilebilir.
Kilo Kontrolü: Kinoa kalorisi çok düşük bir tahıl değildir ancak yine de son yıllarda düzenlenen diyet listelerinin pek çoğunda adının geçtiğini görebilirsiniz. Bunun başlıca nedeni kinoanın protein bakımından zengin olması ve yüksek oranda besin lifi içermesidir. Protein sizi uzun süre tok tutarken besin lifi kan şekeri dalgalanmalarını önleyerek öğünler arasında yaşanabilecek mide kazıntısına engel olur. Ancak fazla kinoa yemek yüksek kalorisi nedeniyle kilo kaybetmenizi zorlaştırabileceği için kontrollü tüketmelisiniz.
Sindirim: Kinoa diğer tahıllardan yaklaşık 2 kat daha fazla besin lifi içerir. Beslenme uzmanları besin lifi bakımından yetersiz beslenmenin yarattığı en büyük sorun olan kabızlığa karşı kinoa öneriyor. Besin lifi aynı zamanda diyabet hastalarında kan şekerinin kontrolüne yardımcı oluyor. Kabızlığın tetiklediği bir diğer sorun olan hemoroide karşı daha fazla kiona tüketerek önlem alabilirsiniz.
Demir: Demir minerali bakımından zengin olan kinoa, demir eksikliği anemisi için uygulanan beslenme programlarına eklenebilir. Hücrelere taşınan oksijen miktarında önemli bir rolü olan demir minerali aynı zamanda beyin sağlığı ve zihin açıklığı içinde kritik role sahiptir. Vücut sıcaklığının korunması ve vücudun enerji üretimi demirin metabolizmada kullanıldığı diğer alanlar arasında yer almaktadır.
Riboflavin: B2 (Ribofilavin) içeren kinoa beyin ve kas hücrelerinde enerji metabolizmasına katkıda bulunarak vücudun enerji üretimini destekler ve halsizliğe iyi gelir.
Migren: Kinoa’da yüksek miktarda bulunan magnezyum mineralinin damarları rahatlatan etkisi vardır ve bu özelliği ile kronik migrene karşı önerilen yiyecekler arasındadır. Magnezyum minerali aynı zamanda tip 2 diyabet hastalarında etkili bir kan şekeri kontrolü sağlar.
Antioksidan: Bir antioksidan olan manganez vücudun enerji üretimi sırasında oluşan hücre hasarına karşı koruma sağlar. Kinoa antioksidan etkisiyle, başta kırmızı kan hücreleri olmak üzere tüm hücreleri serbest radikallerin olumsuz etkilerine karşı korumaya yardımcı olur.
Kolesterol: Yapılan araştırmalar düzenli olarak kinoa yemenin total kolesterolü düşürürken HDL (iyi kolesterol) oranını koruduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca kinoada bulunan bazı bileşenler damarları iltihaplı hastalıklara karşı korumaktadır.

   BİLGİ:Kionayı pişirmeden önce çekirdeği saran ve acı bir tadı olan kabukları iyice temizleyin. Bunun için kinoayı derin bir süzgece aldıktan sonra musluğun altına koyun ve soğuk suyu açıp avucunuzla çok fazla sıkmadan çekirdekleri ovalayın. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder